Monthly Archives: Ekim 2016

Al Monitor Haberi: Yaşlılara “tazelenme” üniversitesi

AL MONİTOR’da GeroAtlas60+ Tazelenme Üniversitesi üzerine yayınlanan haber şöyle denildi:

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı son yıllık veriye göre, “yaşlı” kabul edilen 65 yaş ve üzerindekilerin toplam nüfus içerisindeki oranı 2014 yılında yüzde 8 iken, 2015 yılında 8.2’ye yükselerek 6 milyon 495 bin kişiye ulaştı. Dünya nüfusu içerisinde “yaşlı” oranı yüzde 8.5. Yani Türkiye pek de genç bir ülke değil. Dünya ortalamasına yakın yaşlı nüfusa sahip. Her ne kadar Monako’daki gibi yüzde 30.4, Japonya’daki gibi yüzde 26.6 ve Almanya’daki gibi yüzde 21.5 oranında yaşlımız bulunmasa da Türkiye “yaşlılıkta” 167 ülke arasında 66. sırada.

Yaşlıların işgücüne katılım oranı ise sadece yüzde 11.5. Demek ki, yaşlıların yüzde 88.5’lik dilimi işgücüne katılamıyor. Bu da “yaşlılara iş verilmediğini” açıkça göstermekte. 65 yaşın üzerine çıkanlar üretim dışı bırakılarak bir anlamda ölümü beklemeye terk ediliyor. Tabii bu durumda moraller ile birlikte sağlık da hızla bozuluyor.

Genel sağlık durumundan memnun olan yaşlı birey oranı 2014 yılında yüzde 47.5 iken, 2015 yılında yüzde 45.6’ya düştü. Bu da işsiz güçsüz evde oturmanın yaşlılara iyi gelmediğini gösteren bir başka kanıt.

Sorunun giderilmesi ve yaşlıların iş hayatında ve sosyal yaşamda daha aktif olmalarını sağlamak, onları yaşama sıkı sıkıya bağlamak için Antalya’daki Akdeniz Üniversitesi bünyesinde 60 yaş üzerini hedef alan “Tazelenme Üniversitesi” kuruldu. Sosyoloji, psikoloji, biyoloji, teknoloji, kimya, ziraat, eczacılık, tıp, tarih, kimya, felsefe, tamir, yemek pişirme bölüm ve derslerinin olduğu üniversitede 60 yaş üstü öğrencilerin bilinçsel olarak yenilenmesi sağlanıyor. Geçen yılın mayıs ayında 60 öğrenci ile “deneme” amaçlı öğrenime başlayan üniversiteye ilgi patlaması var. Bu yıl öğrenci sayısının şimdiden 300’ü aşması önemli bir yaraya parmak basıldığını göstermekte.

Her ne kadar 65 yaş üzeri yaşlı oranı dünya ortalamasının biraz altında görünse de 60 yaştan itibaren yaşlı nüfus dikkate alındığında Türkiye’nin pek iç açıcı durumda olmadığı görülüyor. Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji (Yaşlılık Bilimi) Bölümü Başkanı Prof. Özgür Arun’un iki yıl önce 6. Uluslararası Sosyal ve Uygulamalı Gerontoloji Sempozyumu’nda yaptığı uyarı yaşlılar konusunda alarm zili gibi: “Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10’u geçmesi toplumun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye’de 60 yaş üzeri nüfusun oranı yüzde 13’tür. Son 50 yıldaki nüfus değişimini incelediğimizde toplam nüfusun üç kat arttığı, yaşlı nüfusun ise yedi kat artış gösterdiği tespit edildi. Fransa’nın 115 yılda ya da İsviçre’nin 85 yılda geçirdiği yaşlanma sürecini Türkiye önümüzdeki 15 yıl içerisinde tamamlayacak.”

Aslında Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü’nün kurucusu olan Prof. Dr. İsmail Tufan da son 16 yıldır devletin tüm kademelerine verdiği brifinglerde bu uyarıyı yapıyor. Sadece uyarmakla kalmıyor, yaşlıları hareketlendirmek için hazırlık da yapıyor. 60 yaş ve üzerindeki öğrencileri kabul eden “Tazelenme Üniversitesi” onun eseri.

Al-Monitor’a konuşan Prof. Dr. İsmail Tufan üniversitede yaşlıların zihinsel, bedensel, ruhsal gelişimlerini tazelemeyi amaçladıklarına dikkat çekti: “Eğitim programımız 60 yaş ve üzerini hedef alıyor. Öğrenme ile birlikte karşılıklı tartışma ortamı oluşturduk. İnsanlar yaşadığı sürece öğrenir. Yeni bir şey öğrenmek zihinsel, bedensel, ruhsal gelişimi güzelleştirir. Yaşlılarımız hayattan daha fazla zevk alacak ve yaşam kaliteleri artacak. Daha sağlıklı yaşlı kuşağı ortaya çıkarmayı hedefliyoruz.”

“Öğrenmek ilaçtır, şifadır” sözleriyle yeni bir slogan oluşturan Prof. Tufan diğer üniversiteleri de benzer projeleri hayata geçirmeye çağırdı.

Yaşlı üniversitesinde not ve rekabet yok. Amaç sadece öğrenmek. Öğrenim süresi olan dört yılın sonunda yaşlılar kendileriyle ilgili iş kolları dâhil birçok alanda çalışabilecek, hatta yönetici olabilecek.

Prof. İsmail Tufan kendisini ağlatan mektuplardan da söz etti: “Ardahan’dan bir mektup aldım. Hayatı boyunca ziraat mühendisi olmak istediğini, parası olmadığı için ancak ilkokulu bitirebildiğini söyleyen bir vatandaşımız eline geçen her şeyi okuduğunu, hâkim, avukat ve mühendis çocuklar yetiştirdiğini belirterek okulumuza kaydolmak istedi. İzmir’den 82 yaşında bir teyze okula başlamak için başvurdu. Okulumuz parasız. Ders kitaplarını biz veriyoruz. Toplam 26 öğretim görevlisi ders veriyor. Geçen yıl 60 öğrenciyle başlayıp 127 öğrenciye ulaştık. Lise ve üniversite mezunu olanlar da var. Resmi olarak üniversitemiz öğretime bu yıl başlıyor. Şu ana kadar başvuranların sayısı 370. Ders yılının başlangıcına kadar 500’ü aşacağını düşünüyoruz”.

Yaşlılar isterse lisanstan sonra yüksek lisans ve doktora dahi yapabilecek.
Tüm bölümlerde aşçılığın altı kredili “zorunlu ders” olarak okutulması dikkat çekiyor. Bu zorunluluk, özellikle yaşlı erkeklerin yemek pişirmeyi bilmemesinden kaynaklanmış. Prof. İsmail Tufan Van’ın Doğubayazıt ilçesinde dört yıl önce tanıştığı yaşlı köylünün kendisine “Avradına gözün gibi bak. 12 çocuğum, onlarca torunum var, ama avradımı kaybettiğimden beri sıcak yemek bulamaz oldum” dediğini, okula başvuran bir Antalyalının da derdini şöyle anlattığını aktardı: “Hanım evden gidince — ki bazen bir ay boyunca yok — dışarıda yediğim kebaplar basurumdan dolayı beni mahvediyor. Gazeteyi okuyunca hemen geldim. Burada sebze pişirmeyi hocalarımdan öğrenirim dedim”.

“Hedefimiz yaşam boyu öğrenme imkânı yaratarak insanımızın yaratıcılığını geliştirmek ve bunun ulusal politikaya dönüşmesini sağlamak” diyen Prof. Tufan, bu amaç için 2000 yılından beri onlarca sorunla mücadele ettikten sonra Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) kararıyla bölümü kurduklarını belirtiyor. Tufan Türkiye’de şu anda 60 yaş üstü nüfus sayısının 11 milyon 600 bine ulaştığını, 2050 yılında bu sayının 30 milyona çıkacağını hatırlatarak yaşlıları hayata bağlayacak projelerin artırılmasını istiyor.

Türkiye’de yaşlılara hizmet götüren bakımevi, hastane ve huzurevi çalışanlarının yaş ortalaması 35-45 arasında. Prof. Tufan’ın dikkat çektiği gibi “Gençlerin diktiği elbiseleri sorgulamadan giyen yaşlı insanlar aktif ve başarılı bir yaşlanma sürecine dâhil olamıyor”. Tazelenme Üniversitesi’nden mezun olanlar deneyim ve birikimlerinin de desteğiyle en azından kendilerine hizmet veren kurumları yönetmeye talip olabilir.

Gerontoloji Mesleği Meslek Standardı Resmi Gazetede Yayımlandı

Sayın Meslektaşlarım,

Tam 10 yıldan bu yana Gerontolojide mesleki yeterlilik koşulunun yerine gelmesi için sürdürdüğümüz haklı mücadelede mutlu sona ulaştık: Resmî Gazetede yayınlanan kararname ile Gerontoloji meslek olarak kabul edilmiştir. Sizlerle bu mutluluğu paylaşmak ve bu süreci kısaca hatırlatmak istedim.

Yüksek Öğretim Kurumu na 2002 yılında yaptığımız başvuru kabul edilmiş, Bakanlar Kurulu kararıyla 2006 yılında Türkiye nin ilk Gerontoloji Bölümü üniversitemizin o zamanki adıyla Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulmuştur. Henüz bölüm başkanının odası yoktu, ama mesleki yeterliliğin Gerontolojinin temeli olduğunu o zaman vurguladık ve 2009 yılına kadar hazırlıkları sürecek olan Gerontoloji Bölümü öğretime başlamadan önce 34 sayfalık “Gerontolojide Mesleki Yeterlilik Şartları” başlığı altında kaleme aldığımız metnin, tek harfi bile çıkartılmadan bugün Gerontolojide mesleki yeterliliğin temeli olarak kabul edildiğini vurgulamak isterim.

Bölümümüz 2009/10 öğretim yılında kapılarını öğrencilerine açar açmaz 2006 yılından beri üzerinde durduğumuz Gerontolojide mesleki liyakat metnini öğrencilerimizle tartışmaya başladık. 2010 – 2012 yılları arasında yapılan öğrenci toplantılarında metni dikkatle okumaları ve önerilerini bizimle paylaşmaları istenmiştir. O zamanki gençler 2013 yılında mezun olduklarında Gerontoloji hala, mesleki yeterlilik aranan bir eğitim ve uygulama alanı olarak kabul edilmemişti. Dolayısıyla bu büyük bir boşluk yaratmış, Gerontoloji alanına mesleki yeterliliği bulunmayanların nüfuz etmesine fırsat tanımıştır. Bu yüzden “Gerontologsuz Gerontoloji” dönemi olarak nitelendirmekte haklı olduğumuz bu sürecin ülke ve insanımıza zararlarını anlatmaya devam ederken, diğer taraftan 2006 yılından beri çekmecemizde duran, öğrencilerimizle tartıştığımız Gerontolojide mesleki yeterliliğin şartlarını vurgulamaya devam ettik.

Ankara’da; bu meseleyi çözüme kavuşturma yönünde 2011 de ilk adımı atan dönemin ASP Bakanı Sayın Fatma Şahin, dönemin genel müdürü Dr. Aylin Çiftçi, dönemin Yaşlı Ve Engelli Daire Başkanı Yaşar Koca, o dönem asistanımız Uzman Gerontolog Sayın Yeliz Güçer ve bizi mesleki yeterlilik kurumuna entegre eden, yol gösteren ve bugün gerontologların mesleki yeterliliği almasında ki en büyük pay sahibi, görünmez kahraman Dr. Reyhan Göbeklioğlu ile birlikte sekizden fazla toplantılara katıldık. Yaptığımız bu toplantılarda Gerontolojiyi ve Gerontolojide mesleki yeterliliğin gerekliliğini, faydalarını ve olmadığı takdirde açacağı zararları dile getirdik. Prof. Dr. Terence Seedsman ın ve Maureen Seedsman’ın sabır, hoşgörü ve bilgelikle gerontologların önemini vurgularken uluslararası alandan gelen destek çok önemliydi. Zaman zaman hararetli, ama daima karşılıklı saygıya dayanan bu tartışmaların meyvesini almış bulunmaktayız. Bu süreçte bizimle beraber çalışan, bilgi ve tecrübeleriyle bizi destekleyen bu kişilere huzurlarınızda şükranlarımı sunuyor, “Gerontologlu Gerontoloji” döneminin başlamasına yaptıkları katkıların, yetiştireceğimiz gerontolog kuşakları tarafından asla unutulmayacağının altını çizmek isterim. 2006 – 2016 yılları arasındaki on yıllık mücadelemize direk veya dolaylı katkı veren, başta CHP milletvekili Yıldıray Sapan, AKP milletvekili Ali Gültekin Kılıç, Mehmet Erdem’e bölümümüz öğretim üyeleri Doç. Dr. Özgür Arun, Yrd. Doç. Dr. Suzan Yazıcı, Yrd. Do. Dr. Nilüfer Korkmaz Yaylagül, Dr. İkuko Murakami, Dr. Jason Holdsworth, Yrd. Doç. Dr. Türkan Yılmaz, Doç. Dr. Ali Sabancı, Yrd. Doç. Dr. Gülgün Gündüz, yüksek gerontolog Yeliz Güçer, Çağlar Arslaner, Çağrı Elmas, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakülte Dekanımız Prof. Dr. Yıldıray Özbek’e, usta gerontolog İbrahim Şencan’a ve burada isimlerini sayamadığım herkese sonsuz teşekkürlerimi sunar, Gerontolojide başlayan bu yeni dönemin ülkemize ve insanımıza hayır vesilesi olmasını dilerim.

 

Prof. Dr. İsmail TUFAN

AÜ Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü Başkanı

GeroAtlas 60+ Tazelenme Üniversitesi Kurucu ve Yürütücüsü / Antalya Kampüsü

Gerontolojide Gerontologlu Dönemin Başlangıcı

GERONTOLOJİ MESLEK OLARAK KABUL EDİLDİ

2006 – 2016: “Gerontologsuz Gerontolojiye” Karşı Mücadelede Mutlu Son ve “Gerontologlu Gerontolojinin” Başlangıcı!

 

Tam 10 yıldan bu yana Gerontolojide mesleki yeterlilik koşulunun yerine gelmesi için sürdürdüğümüz haklı mücadelede mutlu sona ulaştık: Resmî Gazetede yayınlanan kararname ile Gerontoloji meslek olarak kabul edilmiştir. Sizlerle bu mutluluğu paylaşmak ve bu süreci kısaca hatırlatmak istedim.

Yüksek Öğretim Kurumu’na 2005 yılında yaptığımız başvuru kabul edilmiş, Bakanlar Kurulu kararıyla 2006 yılında Türkiye’nin ilk Gerontoloji Bölümü üniversitemizin o zamanki adıyla Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulmuştur. Henüz bölüm başkanının odası yoktu, ama mesleki yeterliliğin Gerontolojinin temeli olduğunu o zaman vurguladık ve 2009 yılına kadar hazırlıkları sürecek olan Gerontoloji Bölümü öğretime başlamadan önce 34 sayfalık “Gerontolojide Mesleki Yeterlilik Şartları” başlığı altında kaleme aldığımız metnin, tek harfi bile çıkartılmadan bugün Gerontolojide mesleki yeterliliğin temeli olarak kabul edildiğini vurgulamak isterim.

Bölümümüz 2009/10 öğretim yılında kapılarını öğrencilerine açar açmaz 2006 yılından beri üzerinde durduğumuz Gerontolojide mesleki liyakat metnini öğrencilerimizle tartışmaya başladık. 2010 – 2011 yılları arasında yapılan öğrenci toplantılarında metni dikkatle okumaları ve önerilerini bizimle paylaşmaları istenmiştir. O zamanki gençler 2013 yılında mezun olduklarında Gerontoloji hala mesleki yeterlilik aranan bir eğitim ve uygulama alanı olarak kabul edilmemişti. Dolayısıyla bu büyük bir boşluk yaratmış, Gerontoloji alanına mesleki yeterliliği bulunmayanların nüfuz etmesine fırsat tanımıştır. Bu yüzden “Gerontologsuz Gerontoloji” dönemi olarak nitelendirmekte haklı olduğumuz bu sürecin ülke ve insanımıza zararlarını anlatmaya devam ederken, diğer taraftan 2006 yılından beri çekmecemizde duran, öğrencilerimizle tartıştığımız Gerontolojide mesleki yeterliliğin şartlarını vurgulamaya devam ettik.

Ankara’da bu meseleyi çözüme kavuşturacak Bakan, daire başkanı ve uzmanlarla görüşmek için asistanımız Sayın Yeliz Güç ile birlikte sekiz defa masraflarını cebimizden ödediğimiz toplantılara katıldık. Ankara’da dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin, Sayın Dr. Aylin Çiftçi, Sayın Reyhan Göbeklioğlu, Daire Başkanı Sayın Yaşar Koca ile yaptığımız toplantılarda Gerontolojiyi ve Gerontolojide mesleki yeterliliğin gerekliliğini, faydalarını ve olmadığı takdirde açacağı zararları dile getirdik. Zaman zaman hararetli, ama daima karşılıklı saygıya dayanan bu tartışmaların meyvesini almış bulunmaktayız. Bu süreçte bizimle beraber çalışan, bilgi ve tecrübeleriyle bizi destekleyen bu kişilere huzurlarınızda şükranlarımı sunuyor, “Gerontologlu Gerontoloji” döneminin başlamasına yaptıkları katkıların, yetiştireceğimiz gerontolog kuşakları tarafından asla unutulmayacağının altını çizmek isterim. 2006 – 2016 yılları arasındaki on yıllık mücadelemize doğrudan katılan ve dolaylı destekleyen, burada isimlerini sayamadığım herkese sonsuz teşekkürlerimi sunar, Gerontolojide başlayan bu yeni dönemin ülkemize ve insanımıza hayır vesilesi olmasını dilerim.

 

Prof. Dr. İsmail TUFAN

AÜ Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü Başkanı

Görkemli Açılış Töreni: MAVİ EV

Sevindirici yeni bir haberi sizlerle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duymaktayım: Antalya Alzheimer Hasta ve Hasta Yakını Buluşma Merkezi MAVİ EV 18 Ekim 2016 tarihinde Antalya Büyükşehir Başkanı Menderes TÜREL tarafından açılmıştır. Görkemli bir açılış töreni olmuştur. AÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Sayın Yıldıray ÖZBEK de açılış törenine katılarak, bir konuşma yapmıştır. Öte yandan Gönüllüler Ordusu olarak nitelendirdiğim, bilim insanlarımız da törende hazır bulunmuştur. Avusturya UMIT Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bernd Seeberger, Avustralya Melborne Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Terence Seedsman’ın yanı sıra Dr. İkiku Murakami, Yrd. Doç. Dr. Suzan Yazıcı, Yrd. Doç. Dr. Korkmaz Yaylagül, Doç. Dr. Akif Kılıç ve Dr. Melih Vural, açılış törenine katılarak, hepimizi onurlandırmışlardır. Hepsine bir kere daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Daha ilk günden MAVİ EV %95 kapasiteye erişilmiştir. 54 Alzheimer hastası yaşlı artık emin ellerdedir. Her gün MAVİ EV servisi ile evlerinden alınıp, akşam evlerine teslim edilen yaşlılara gerontolojik bakım hizmetleri çerçevesinde profesyonel bakım hizmeti sunulmaya başlanmıştır.

Gerontoloji bölü mezunlarının iş bulmada yaşadığı sıkıntılar bilinmektedir. Bu yüzden MAVİ EV’de gerontolog istihdamına da büyük önem verilmiştir. AÜ Gerontoloji Bölümü mezunu 2 gerontolog MAVİ EV’de istihdam edilmiştir. Bu da Gerontoloji açısından son derece önemli bir gelişmedir. Bunu yanı sıra MAVİ EV’de toplam 12 kişilik uzman personel istihdam edilerek,  gerontolojik hizmetlerin işsizliğin azalmasına yapabileceği katkılara da somut bir örnek ortaya konulmuştur.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Menderes TÜREL, MAVİ EV projenin tasarımcısı ve yürütücüsü, AÜ Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı ve Başkanı Prof. Dr. İsmail TUFAN’a yaptığı konuşmada teşekkür ederek, “Bu henüz ilk adım, daha ANTALYA YAŞLI BAKIM AĞI’nı kuracağız” diyerek, bu yeni açılımın devamının geleceği mesajını kamuoyuna duyurmuştur.

AÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Yıldıray ÖZBEK’in de teşrif ettiği açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Üniversitemiz adına gurur duyuyorum” diyerek, MAVİ EV projesinin Antalya’ya hayırlı olması dileklerini dile getirmiştir.

Antalya’da Alzheimer hastası ve yakınlarına hizmet verecek olan MAVİ EV açılış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes TÜREL, kendisinin de bir Alzheimer hastası babanın evladı olduğunu ifade ederek, “Bu konunun ne kadar sıkıntılı olduğunu yaşamış bir insanım. 20 senem babam ile baş başa geçti. O ailelerinin çektiği sıkıntıların ne olduğunu bilen değil yaşamış bir insanım” dedi.

 

Mavi Ev Törenle Açıldı

Alzheimer hastası ve yakınlarına hizmet verecek olan ‘Mavi Ev’ törenle hizmete girdi

Antalya’da Alzheimer hastası ve yakınlarına hizmet verecek olan ‘Mavi Ev’ düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, kendisinin de bir Alzheimer hastası babanın evladı olduğunu ifade ederek, ‘Bu konunun ne kadar sıkıntılı olduğunu yaşamış bir insanım. 20 senem babam ile baş başa geçti. O ailelerinin çektiği sıkıntıların ne olduğunu bilen değil yaşamış bir insanım’ dedi.

Antalya’da Alzheimer hastası ve yakınlarına hizmet verecek olan ‘Mavi Ev’ düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, kendisinin de bir Alzheimer hastası babanın evladı olduğunu ifade ederek, “Bu konunun ne kadar sıkıntılı olduğunu yaşamış bir insanım. 20 senem babam ile baş başa geçti. O ailelerinin çektiği sıkıntıların ne olduğunu bilen değil yaşamış bir insanım” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen Antalya Alzheimer Hasta ve Hasta Yakını Merkezi ‘Mavi Ev’ düzenlenen törenle hizmete girdi. Törene Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Yıldıray Özcan, yerli ve yabancı bilim insanları, meclis üyeleri, hasta yakınları ve davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından açılış töreninde konuşan Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, Antalya’da tarihi bir günün yaşandığını ifade etti. 2000 yılından bun yana Antalya’ya böyle bir hizmetin kazandırılması konusunda çalışmalar yaptığını belirten Prof. Dr. Tufan, “Bu tarihi günün sahibi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel oldu. Mavi Evin tüm Antalya’ya hayırlı olmasını istiyorum” dedi.

“Eğer bir iş yapıyorsak o işin en iyisini yapma iddiasını ortaya koyuyoruz”

Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Yıldıray Özcan ise, “Ömür süremiz uzuyor, buna bağlı olarak da bir çok rahatsızlık belirtisi oluyor. Bunları annemiz ve babamızdan gördüğümüz geleneksel yöntemler ile çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda açılan bu Mavi Ev projesini çok önemsiyoruz. İstiyoruz ki burası bilim ile sevginin buluştuğu bir merkez olsun. Bu projenin şehrin merkezinde yeşil bir alanda açılıyor olması ileride başka şehirlerde de talepte olacağını düşünüyorum” dedi.

Törende katılımcılara hitap eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ise şöyle konuştu:

“Bugün çok önemli bir tesisin açılışını yapıyoruz. Bugün farklı bir anlam ve farklı bir önemi olan tesisin açılışını yapıyoruz. Yürüttüğümüz projeler ile heyecan içerisinde iç içe yaşıyoruz. Dostlarımız ve yakınlarımız bilirler ki en çok çaba harcadığımız çalışmalar, sosyal çalışmalarımızdır. Bunlar arasında bir çok alanda çalışmalar yapıyoruz. Ama hep şuna dikkat ediyoruz; eğer bir iş yapıyorsak o işin en iyisini yapma iddiasını ortaya koyuyoruz.”

“Ben aynı zamanda bir Alzheimer hastası babanın evladıyım”

Antalya’da daha önce açılışını yaptıkları Engelli Rehabilitasyon Merkez’nin Avrupa’da dahi örneği olmadığını belirten Türel, “Bunlar nasıl oluyor? Gidip gezip görüyoruz ve onlardan daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. G20 Liderler Zirvesi’nde bütün dünya liderlerinin eşleri burayı ziyaret ettiler. Çıkışta bugüne kadar gördüklerinin en iyisi olduğunu söylediler. Yapacaksanız en iyisini yapacaksınız. Mavi Ev’in yapımında emeği geçen bütün hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bizler inancımız gereği kadere iman etmiş insanlarız. Sosyal hizmetlerimizin önemini belirten bir çok proje başlattık. Ben aynı zamanda bir Alzheimer hastası babanın evladıyım. Bu konunun ne kadar sıkıntılı olduğunu yaşamış bir insanım. 20 senem babam ile baş başa geçti. Ve o ailelerinin çektiği sıkıntıların ne olduğunu bilen değil yaşamış bir insanım. O yüzden burada belki de en önemli eserlerden birisi açılıyor” dedi.

“O projelerin hepsi iş ve aş demek”

Yapılan sosyal yatırımları bir belediyecilik görevi ile değil insanı bir görev olarak yaptıklarını ifade eden Türel, “Yaptığımız işlerin çok da reklamını yapmayız. Bizim için hizmet vereceğimiz hedef kitlemize ulaşmamız kafidir. Şimdiden tesisimizin kapasitesi doldu. Biz hedef kitlemize ulaşırsak amacımıza ulaşırız. Bir çok alt yapı olsun, kavşak olsun önemli işlere imza atıyoruz ama en önemli gelişmeyi sağlık ve sosyal hizmet alanında gösterdiğimizi ifade edebilirim. Antalya’da bir çığır açıldı. Bizim engelli hizmetlerimiz pek görünür değildir. İki kaldırım yapmak, iki duvar boyamak belki daha çok göze batar. Önemli olan görüneni göstermek değil, görünmeyeni görülebilir hale getirmektir. Aslında yol da tramvay da köprü de insanımız içindir. Beni Antalya’ya hep beton hizmetleri yaptı diye eleştiriyorlar. O kavşakların üzerlerinden geçenler insan değil mi? Bu haksız eleştiriler siyasetin cilvesi olması gerekir. O projelerin hepsi iş ve aş demek. Kulakları var duymuyorlar. Varsın öyle olsun. Biz iş yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Alzheimer hastası vatandaşlar ve aileleri ile de yakından ilgilendi”

Antalya’yı engelli şehir yapmanın yanına yaşlı şehir yapma iddiasını da eklediklerini ifade eden Türel, “Emeklilerimiz için hobi bahçesi çalışmalarına başladık. Kimsesi olmayan bakıma muhtaç vatandaşlarımın yanında olacağız. Bizler babamızın yanındaydık. Ya onlar? Bu konuda bize katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Mavi Ev’in içini gezerek yetkililerden bilgi aldı. Türel, Alzheimer hastası vatandaşlar ve aileleri ile de yakından ilgilendi. Alzheimer Hasta ve Hasta Yakını Merkezi’ne gelen hastalar ve yakınları gün boyu eğitici ve destekleyici eğitimler alacak. Hastaları ve yakınlarını ise sabah saatlerinde evlerinden alınarak yine akşam saatlerinde evlerine bırakılacak.

GeroKitaplık

gerokitaplikxxYaşlanma ve yaşlılık, neredeyse tüm alanlara dokunuyor. Gerontolojinin yanı sıra daha pek çok bilim dalı tarafından araştırılıyor.Yaşlanma ve yaşlılık kişisel konu olmaktan çıktı, kitleleri ilgilendiriyor. Ama yaşlanma ve yaşlılık üzerine yayınlanan hem kitap sayısı, hem de bunların mevcudiyetinden haberdar olan okuyucu çok azdır!

Bu yüzden Ulusal Sosyal ve Uygulamalı Gerontoloji Derneği GEROKİTAPLIK’ı hayata geçirmeye karar verdi. İlk toplantısını 14.Ekim 2016 tarihinde Akdeniz Üniversitesi OLBIA-B salonunda düzenliyor.

GEROKİTAPLIK, yaşlanma ve yaşlılığın demografik, ekonomik, sosyal, teknolojik, ekolojik, politik ve diğer boyutlarıyla ilgili ülkemizde yayınlanmış olan kitaplardan birini her toplantıda ele alacak, tanıtacak ve üzerine tartışacaktır. Türkiye’de ilk defa yapılacak olan bu çalışmayı AÜ Gerontoloji Bölümü Başkanlığı da desteklekmektedir.